beden s
1 beden
beden cezası — теле́сное наказа́ние
beden eğitimi — физи́ческое воспита́ние, физкульту́ра
beden emeği — физи́ческий труд
beden mükellefiyeti — трудова́я обя́занность
2 beden
beden emeği — физи́ческий труд
3 beden
4 beden cezası
5 beden eğitimi
6 beden\ eğitimi
См. также в других словарях:
Beden — Administration Pays … Wikipédia en Français
beden — bedén ( nuri), s.n. – 1. Crenel. – 2. Piele. var. bedean. tc. beden (Şeineanu, II, 13). Cuvînt rar, înv. Trimis de blaurb, 20.08.2006. Sursa: DER … Dicționar Român
Beden — Bed en, n. (Zo[ o]l.) The Abyssinian or Arabian ibex (
Beden — (Beten), im Mittelalter Steuern an den Landesherrn, bes. für vorübergehende Zwecke … Kleines Konversations-Lexikon
beden — is., Ar. beden 1) Canlı varlıkların maddi bölümü, vücut 2) Vücudun, baş, kol ve bacak dışında kalan bölümü, gövde Yemen halkı yaz günlerinde bedenlerini serinletmek için kabuğu kaynatıp içerler. S. Birsel 3) Giysilerde ölçü 4) Kale duvarı… … Çağatay Osmanlı Sözlük
beden — Jaal goat Jaal goat (Zo[ o]l.) A species of wild goat (
Beden — This is an English locational surname. It is listed by the International Genealogical Index in the following spellings: Beaden, Beden, Bedden, Bedon, Beddon, Bedin, Bedinn, Beding, Bedding, Beeden, Beedon, and possibly others such as Bedam,… … Surnames reference
Beden — Sp Bèdenas Ap Беден/Beden L P Bulgarija … Pasaulio vietovardžiai. Internetinė duomenų bazė
Beden — Die Bede (mhd. bëte „Bitte, Gebet; Befehl, Gebot“) ist im engeren Sinn eine erbetene, freiwillig geleistete Abgabe oder eine regelmäßig erhobene, meist landesherrliche Steuer. Im weiteren Sinn steht Bede auch im Zusammenhang mit Geldern für… … Deutsch Wikipedia
beden — past part of biddan … Old to modern English dictionary
béden — dna o prid., bédnejši (ẹ ẹ̄) 1. ki je v veliki materialni ali duhovni stiski: bedno ljudstvo / bedno življenje // ekspr. po materialni vrednosti nezadosten: prebijati se z bedno plačo // ekspr. usmiljenja, pomilovanja vreden: bedna žival je… … Slovar slovenskega knjižnega jezika
BEDEN — (C.: Ebdân) Gövde, vücut, ten.* Vücudun kol, bacak ve baş gibi ayrıca kısımlarından başka diğer merkezi kısmı. * Ağacın dal ve budaktan başka olan kısmı, kütük. * Kale bedeni … Yeni Lügat Türkçe Sözlük
beden — canlı varlıkların maddi bölümü; gövde; vücut; cisim; ten … Hukuk Sözlüğü
Beden Brook — Beden Brook, also Bedens, Beden s or Beeden s Brook, is a tributary of the Millstone River in central New Jersey in the United States.The headwaters of the brook are variously given. The more southerly branch of the stream rises to the west of… … Wikipedia
beden eğitimi — is., sp. Vücudu güçlendirmek ve sağlığı korumak amacıyla araçlı veya araçsız hareketler yapma, beden terbiyesi … Çağatay Osmanlı Sözlük
beden işçisi — is. Beden gücü ile emeğini ortaya koyan kimse … Çağatay Osmanlı Sözlük
beden s
1 beden
beden cezası — теле́сное наказа́ние
beden eğitimi — физи́ческое воспита́ние, физкульту́ра
beden emeği — физи́ческий труд
beden mükellefiyeti — трудова́я обя́занность
2 beden
beden emeği — физи́ческий труд
3 beden
4 beden cezası
5 beden eğitimi
6 beden\ eğitimi
См. также в других словарях:
Beden — Administration Pays … Wikipédia en Français
beden — bedén ( nuri), s.n. – 1. Crenel. – 2. Piele. var. bedean. tc. beden (Şeineanu, II, 13). Cuvînt rar, înv. Trimis de blaurb, 20.08.2006. Sursa: DER … Dicționar Român
Beden — Bed en, n. (Zo[ o]l.) The Abyssinian or Arabian ibex (
Beden — (Beten), im Mittelalter Steuern an den Landesherrn, bes. für vorübergehende Zwecke … Kleines Konversations-Lexikon
beden — is., Ar. beden 1) Canlı varlıkların maddi bölümü, vücut 2) Vücudun, baş, kol ve bacak dışında kalan bölümü, gövde Yemen halkı yaz günlerinde bedenlerini serinletmek için kabuğu kaynatıp içerler. S. Birsel 3) Giysilerde ölçü 4) Kale duvarı… … Çağatay Osmanlı Sözlük
beden — Jaal goat Jaal goat (Zo[ o]l.) A species of wild goat (
Beden — This is an English locational surname. It is listed by the International Genealogical Index in the following spellings: Beaden, Beden, Bedden, Bedon, Beddon, Bedin, Bedinn, Beding, Bedding, Beeden, Beedon, and possibly others such as Bedam,… … Surnames reference
Beden — Sp Bèdenas Ap Беден/Beden L P Bulgarija … Pasaulio vietovardžiai. Internetinė duomenų bazė
Beden — Die Bede (mhd. bëte „Bitte, Gebet; Befehl, Gebot“) ist im engeren Sinn eine erbetene, freiwillig geleistete Abgabe oder eine regelmäßig erhobene, meist landesherrliche Steuer. Im weiteren Sinn steht Bede auch im Zusammenhang mit Geldern für… … Deutsch Wikipedia
beden — past part of biddan … Old to modern English dictionary
béden — dna o prid., bédnejši (ẹ ẹ̄) 1. ki je v veliki materialni ali duhovni stiski: bedno ljudstvo / bedno življenje // ekspr. po materialni vrednosti nezadosten: prebijati se z bedno plačo // ekspr. usmiljenja, pomilovanja vreden: bedna žival je… … Slovar slovenskega knjižnega jezika
BEDEN — (C.: Ebdân) Gövde, vücut, ten.* Vücudun kol, bacak ve baş gibi ayrıca kısımlarından başka diğer merkezi kısmı. * Ağacın dal ve budaktan başka olan kısmı, kütük. * Kale bedeni … Yeni Lügat Türkçe Sözlük
beden — canlı varlıkların maddi bölümü; gövde; vücut; cisim; ten … Hukuk Sözlüğü
Beden Brook — Beden Brook, also Bedens, Beden s or Beeden s Brook, is a tributary of the Millstone River in central New Jersey in the United States.The headwaters of the brook are variously given. The more southerly branch of the stream rises to the west of… … Wikipedia
beden eğitimi — is., sp. Vücudu güçlendirmek ve sağlığı korumak amacıyla araçlı veya araçsız hareketler yapma, beden terbiyesi … Çağatay Osmanlı Sözlük
beden işçisi — is. Beden gücü ile emeğini ortaya koyan kimse … Çağatay Osmanlı Sözlük
beden
1 бездыханный
бездыха́нное те́ло — cansız beden
2 грация
3 духовный
духо́вная бли́зость — ruhsal yakınlık
духо́вная жизнь о́бщества — toplumun dinsel / manevi yaşamı
духо́вное и физи́ческое здоро́вье — beden ve ruh sağlığı
духо́вное порабоще́ние — manevi bakımdan köleleştirme
духо́вная пи́ща — fikri gıda
духо́вная си́ла — ruh gücü, manevi güç
духо́вная му́зыка — dinsel müzik
духо́вное учи́лище — ruhban mektebi
духо́вное лицо́ — din adamı
4 капитальный
капита́льный труд — temel eser
капита́льный ремо́нт — temelli onarım
капита́льный ремо́нт зда́ния — binanın esaslı onarımı
капита́льная стена́ — ana duvar; beden duvarı
5 недостаток
недоста́ток рабо́чей си́лы — işgücü kıtlığı
за недоста́тком валю́ты — döviz sıkıntısı / kıtlığı dolayısıyla; döviz kıt olduğundan
физи́ческие недоста́тки — beden özürleri / sakatlıkları
у него́ оди́н недоста́ток — onun sadece bir kusuru / eksiği var
терпе́ть недоста́ток — sıkıntıda olmak; zaruret / ihtiyaç çekmek
6 плоть
войти́ в плоть и кровь — iliklerine işlemek
7 полезный
поле́зный для здоро́вья — sağlığa yararlı; hasiyetli ( о пище )
сде́лать челове́ка с физи́ческими недоста́тками поле́зным для о́бщества — beden sakatlığı olan kişiyi topluma kazandırmak
8 размер
кастрю́ля сре́днего разме́ра — orta boy tencere
разме́ром со сре́днее я́блоко — orta boy bir elma büyüklüğünde
разме́р уча́стка — arsanın boyutları / ölçüsü
фотогра́фия разме́ром 6х9 см — 6×9 santim boyutlarında / ebadında bir fotoğraf
штраф в разме́ре трёх рубле́й — üç ruble para cezası
разме́р пе́нсии — emekli maaşının miktarı
разме́р ока́зываемой по́мощи — gösterilen yardımın miktarı / çapı
уще́рб в разме́ре ста рубле́й — yüz rublelik zarar
посо́бие в разме́ре 80 % зарпла́ты — ücretin % 80 tutarında bir ödenek
увеличе́ние коли́чества и разме́ра стипе́ндий — bursların sayı ve miktar bakımından artırılması
дости́чь неви́данных разме́ров — görülmemiş boyutlara varmak
како́й разме́р (о́буви) ты но́сишь? — ne boy giyersin?
есть соро́чки любо́го разме́ра — her bedene göre gömlek var
како́й у вас разме́р? (о платье и т. п.) — beden numaranız?
9 телесный
теле́сные наказа́ния — beden cezaları, cismani cezalar
теле́сные поврежде́ния — cismani zarar
теле́сного цве́та — ten rengi(nde)
10 тело
посторо́ннее те́ло — yabancı cisim
фи́зика твердых тел — katılar fiziği
челове́ческое те́ло — insan vücudu / bedeni
ребёнок окре́п те́лом — çocuk bedence kuvvetlendi
он наде́л пиджа́к пря́мо на го́лое те́ло — ceketini çıplak tenine giydi
соро́чка на нём разорвала́сь, ви́дно бы́ло те́ло — gömleği yırtılmış, eti görünüyordu
у меня́ дрожь пробежа́ла по всему́ те́лу — tepeden tırnağa titredim
тела́ поги́бших / уби́тых — ölenlerin cesetleri
те́ло по́ршня — piston gövdesi
11 телосложение
у него́ атлети́ческое телосложе́ние — atlet yapılıdır
12 физически
физи́чески выно́сливый — bedenen dayanıklı
он физи́чески здоро́в — onun vücut / beden sağlığı yerindedir
он страда́л и физи́чески — vücutça da ıstırap çekiyordu
э́то физи́чески невозмо́жно — buna maddeten imkan yok
13 физический
физи́ческие явле́ния — fizik olayları
физи́ческие нау́ки — fiziksel bilimler
физи́ческий факульте́т — fizik fakültesi
физи́ческое воспита́ние — beden eğitimi
физи́ческое разви́тие — bedensel gelişim, fiziksel gelişme
духо́вное и физи́ческий здоро́вье — beden ve ruh sağlığı
физи́ческая си́ла — bedensel / fizik güç
физи́ческая рабо́та — beden çalışması
физи́ческая уста́лость — fiziksel yorgunluk
физи́ческий недоста́ток — beden sakatlığı
физи́ческий изно́с (машин и т. п.) — fiziksel aşınma
14 физкультура
15 физкультурник
16 физкультурница
17 размер
18 физическое воспитание
См. также в других словарях:
Beden — Administration Pays … Wikipédia en Français
beden — bedén ( nuri), s.n. – 1. Crenel. – 2. Piele. var. bedean. tc. beden (Şeineanu, II, 13). Cuvînt rar, înv. Trimis de blaurb, 20.08.2006. Sursa: DER … Dicționar Român
Beden — Bed en, n. (Zo[ o]l.) The Abyssinian or Arabian ibex (
Beden — (Beten), im Mittelalter Steuern an den Landesherrn, bes. für vorübergehende Zwecke … Kleines Konversations-Lexikon
beden — is., Ar. beden 1) Canlı varlıkların maddi bölümü, vücut 2) Vücudun, baş, kol ve bacak dışında kalan bölümü, gövde Yemen halkı yaz günlerinde bedenlerini serinletmek için kabuğu kaynatıp içerler. S. Birsel 3) Giysilerde ölçü 4) Kale duvarı… … Çağatay Osmanlı Sözlük
beden — Jaal goat Jaal goat (Zo[ o]l.) A species of wild goat (
Beden — This is an English locational surname. It is listed by the International Genealogical Index in the following spellings: Beaden, Beden, Bedden, Bedon, Beddon, Bedin, Bedinn, Beding, Bedding, Beeden, Beedon, and possibly others such as Bedam,… … Surnames reference
Beden — Sp Bèdenas Ap Беден/Beden L P Bulgarija … Pasaulio vietovardžiai. Internetinė duomenų bazė
Beden — Die Bede (mhd. bëte „Bitte, Gebet; Befehl, Gebot“) ist im engeren Sinn eine erbetene, freiwillig geleistete Abgabe oder eine regelmäßig erhobene, meist landesherrliche Steuer. Im weiteren Sinn steht Bede auch im Zusammenhang mit Geldern für… … Deutsch Wikipedia
beden — past part of biddan … Old to modern English dictionary
béden — dna o prid., bédnejši (ẹ ẹ̄) 1. ki je v veliki materialni ali duhovni stiski: bedno ljudstvo / bedno življenje // ekspr. po materialni vrednosti nezadosten: prebijati se z bedno plačo // ekspr. usmiljenja, pomilovanja vreden: bedna žival je… … Slovar slovenskega knjižnega jezika
BEDEN — (C.: Ebdân) Gövde, vücut, ten.* Vücudun kol, bacak ve baş gibi ayrıca kısımlarından başka diğer merkezi kısmı. * Ağacın dal ve budaktan başka olan kısmı, kütük. * Kale bedeni … Yeni Lügat Türkçe Sözlük
beden — canlı varlıkların maddi bölümü; gövde; vücut; cisim; ten … Hukuk Sözlüğü
Beden Brook — Beden Brook, also Bedens, Beden s or Beeden s Brook, is a tributary of the Millstone River in central New Jersey in the United States.The headwaters of the brook are variously given. The more southerly branch of the stream rises to the west of… … Wikipedia
beden eğitimi — is., sp. Vücudu güçlendirmek ve sağlığı korumak amacıyla araçlı veya araçsız hareketler yapma, beden terbiyesi … Çağatay Osmanlı Sözlük
beden işçisi — is. Beden gücü ile emeğini ortaya koyan kimse … Çağatay Osmanlı Sözlük
