Перевод с турецкого devam

devam

1 devam

devam! — продолжа́й, да́льше!

devamı var — продолже́ние сле́дует

devam mecburîdir — я́вка обяза́тельна

devam saatleri — прису́тственные часы́

□ devam etmek — а) дли́ться, продолжа́ться; б) Д посеща́ть

2 devam

devamı var — продолже́ние сле́дует

devam mecburidir — я́вка обяза́тельна

okula devam — посеще́ние шко́лы

yalan söylemekte devam ediyor — он продолжа́ет лгать

См. также в других словарях:

devam — is., Ar. devām 1) Sürme, sürüp gitme, kesilmeme, bitmeme 2) Bir yere belli bir amaçla, gereken zamanlarda gitme Devam zorunludur. 3) Ek, parça 4) ünl. Kesme, sürdür anlamında kullanılan bir söz Birleşik Sözler ve devamı Atasözü, Deyim ve Birleşik … Çağatay Osmanlı Sözlük

devâm — (A.) [ ماود ] 1. süreklilik. 2. kalıcılık. 3. devam … Osmanli Türkçesİ sözlüğü

DEVAM — Bir halde bulunma, sürekli olma, daimîlik. * Bir işe veya bir memuriyete gidip gelme. * Sebat … Yeni Lügat Türkçe Sözlük

devam etmek — 1) başlanmış bir iş sürmek Bu teftiş üç gün üç gece devam etti. H. Taner 2) sürekli gitmek Falanca kahveye mütekait memurlar devam eder. B. R. Eyuboğlu … Çağatay Osmanlı Sözlük

devam ettirmek — başlanmış bir işi sürdürmek Gençler, cesaretimizi takviye eden ve devam ettiren sizsiniz Atatürk … Çağatay Osmanlı Sözlük

adhi-devam — अधिदेवम् … Indonesian dictionary

ALE-D-DEVAM — Devamı üzere. Devamlı olarak … Yeni Lügat Türkçe Sözlük

MÜSABİR — Devam edici, devam eden … Yeni Lügat Türkçe Sözlük

CESM — Devam etmek, mülâzemet … Yeni Lügat Türkçe Sözlük

DAİM — Devam eden. (Daimî, daima, daimen şeklinde de söylenir … Yeni Lügat Türkçe Sözlük

DAİMA — (Devam. dan) Her vakit, bir düziye, daimî suretde … Yeni Lügat Türkçe Sözlük

DAİMÎ — (Devam. dan) Sürekli, devamlı … Yeni Lügat Türkçe Sözlük

MUZABERE — Devam etmek … Yeni Lügat Türkçe Sözlük

MÜDAM — Devam eden. Sürekli. Dâim ve bâki olan. * Mübtelâ olan.(Her nefeste Allah adın de müdamAllah adı ile olur her iş temamSüleyman Çelebi MÜDAM(E) şarap, mey, hamr. (Bak: Medmum … Yeni Lügat Türkçe Sözlük

MÜSTEDAM — (Devam. dan) Sürekli, devamlı. Sürüp giden. * Devâmı istenilen … Yeni Lügat Türkçe Sözlük

MÜSTEDÎM — (Devam. dan) Devamlı, daimî, sürekli. * Devamını isteyen, istidame eden … Yeni Lügat Türkçe Sözlük

Источник

devam etmek

1 devam\ etmek

См. также в других словарях:

devam etmek — 1) başlanmış bir iş sürmek Bu teftiş üç gün üç gece devam etti. H. Taner 2) sürekli gitmek Falanca kahveye mütekait memurlar devam eder. B. R. Eyuboğlu … Çağatay Osmanlı Sözlük

devam — is., Ar. devām 1) Sürme, sürüp gitme, kesilmeme, bitmeme 2) Bir yere belli bir amaçla, gereken zamanlarda gitme Devam zorunludur. 3) Ek, parça 4) ünl. Kesme, sürdür anlamında kullanılan bir söz Birleşik Sözler ve devamı Atasözü, Deyim ve Birleşik … Çağatay Osmanlı Sözlük

mülazemet etmek — 1. devam etmek. 2. staj yapmak. 3. bir işle ilgilenmek … Osmanli Türkçesİ sözlüğü

idame etmek (veya ettirmek) — sürdürmek, devam etmesini sağlamak … Çağatay Osmanlı Sözlük

muziplik etmek — şaka (birine) bir kimseye sözler söylemek Genç kadın, ona muziplik etmekten hoşlanır gibi gülerek devam ediyordu. R. N. Güntekin … Çağatay Osmanlı Sözlük

parafe etmek — paraflamak Akşamdan başlayan müzakere devam etti, bitti, parafe edildi. A. Gündüz … Çağatay Osmanlı Sözlük

MUZABERE — Devam etmek … Yeni Lügat Türkçe Sözlük

MÜVAKEZA — Devam etmek … Yeni Lügat Türkçe Sözlük

CESM — Devam etmek, mülâzemet … Yeni Lügat Türkçe Sözlük

TEMADİ — Devam etmek. Sürüp gitmek. * Uzak olmak. * Müntehi ve muktezi olmamak … Yeni Lügat Türkçe Sözlük

sürmek — i, e, er 1) Yönetip yürütmek, sevk etmek 2) Devam etmek Yenilenmesine karar verilen Meclisin yetkileri, yeni Meclisin seçilmesine kadar sürer. Anayasa 3) Önüne katıp götürmek Koyunları sürmek. 4) Uzatmak, ileri doğru itmek Kahveyi ısıtıyor, suyu… … Çağatay Osmanlı Sözlük

gitmek — e, der 1) Bir yere doğru yönelmek 2) den Bir yerden veya bir işten ayrılmak 3) Çıkmak, ulaşmak Bu yol nereye gider? 4) Belli bir amaçla bir yere devam etmek veya bir işle uğraşmak Her gün çalışmaya gidiyor. 5) nsz Sürmek, devam etmek Ama böyle… … Çağatay Osmanlı Sözlük

seyretmek — nsz, der, Ar. seyr + T. etmek 1) Bir şeyin durumunu, oluşumunu gözlemek, bakmak Kitapçı vitrinlerinde kendi eserlerini gördükçe durup hayran hayran seyrediyor. H. Taner 2) i Bir olaya karışmadan bakmak Rabia biraz şaşkın, salapuryada arkadaş… … Çağatay Osmanlı Sözlük

temâdî — (A.) [ یدﺎﻤﺕ ] uzama, sürme. ♦ temâdî etmek uzamak, sürmek, devam etmek … Osmanli Türkçesİ sözlüğü

sürmek — sürmek, kovmak, sürgün etmek; devam etmek II, 7, 39, 51, 90,177; III, 217bkz: sar ılmak, sarmak, sermek … Divan-i Luqat-i it-Türk Dizini

BEYİN — t. Kafatasının en büyük kısmını kaplayan, kalınca ve dayanıklı üç zarla örtülmüş olan bir sinir merkezidir. Yumuşak ve beyazımsı bir kitle olan beyin, duygu ve bilgi merkezidir. Ak ve boz maddeden yapılmıştır ve iki yarım küre olarak… … Yeni Lügat Türkçe Sözlük

Источник

devam etmek

1 devam\ etmek

См. также в других словарях:

devam etmek — 1) başlanmış bir iş sürmek Bu teftiş üç gün üç gece devam etti. H. Taner 2) sürekli gitmek Falanca kahveye mütekait memurlar devam eder. B. R. Eyuboğlu … Çağatay Osmanlı Sözlük

devam — is., Ar. devām 1) Sürme, sürüp gitme, kesilmeme, bitmeme 2) Bir yere belli bir amaçla, gereken zamanlarda gitme Devam zorunludur. 3) Ek, parça 4) ünl. Kesme, sürdür anlamında kullanılan bir söz Birleşik Sözler ve devamı Atasözü, Deyim ve Birleşik … Çağatay Osmanlı Sözlük

mülazemet etmek — 1. devam etmek. 2. staj yapmak. 3. bir işle ilgilenmek … Osmanli Türkçesİ sözlüğü

idame etmek (veya ettirmek) — sürdürmek, devam etmesini sağlamak … Çağatay Osmanlı Sözlük

muziplik etmek — şaka (birine) bir kimseye sözler söylemek Genç kadın, ona muziplik etmekten hoşlanır gibi gülerek devam ediyordu. R. N. Güntekin … Çağatay Osmanlı Sözlük

parafe etmek — paraflamak Akşamdan başlayan müzakere devam etti, bitti, parafe edildi. A. Gündüz … Çağatay Osmanlı Sözlük

MUZABERE — Devam etmek … Yeni Lügat Türkçe Sözlük

MÜVAKEZA — Devam etmek … Yeni Lügat Türkçe Sözlük

CESM — Devam etmek, mülâzemet … Yeni Lügat Türkçe Sözlük

TEMADİ — Devam etmek. Sürüp gitmek. * Uzak olmak. * Müntehi ve muktezi olmamak … Yeni Lügat Türkçe Sözlük

sürmek — i, e, er 1) Yönetip yürütmek, sevk etmek 2) Devam etmek Yenilenmesine karar verilen Meclisin yetkileri, yeni Meclisin seçilmesine kadar sürer. Anayasa 3) Önüne katıp götürmek Koyunları sürmek. 4) Uzatmak, ileri doğru itmek Kahveyi ısıtıyor, suyu… … Çağatay Osmanlı Sözlük

gitmek — e, der 1) Bir yere doğru yönelmek 2) den Bir yerden veya bir işten ayrılmak 3) Çıkmak, ulaşmak Bu yol nereye gider? 4) Belli bir amaçla bir yere devam etmek veya bir işle uğraşmak Her gün çalışmaya gidiyor. 5) nsz Sürmek, devam etmek Ama böyle… … Çağatay Osmanlı Sözlük

seyretmek — nsz, der, Ar. seyr + T. etmek 1) Bir şeyin durumunu, oluşumunu gözlemek, bakmak Kitapçı vitrinlerinde kendi eserlerini gördükçe durup hayran hayran seyrediyor. H. Taner 2) i Bir olaya karışmadan bakmak Rabia biraz şaşkın, salapuryada arkadaş… … Çağatay Osmanlı Sözlük

temâdî — (A.) [ یدﺎﻤﺕ ] uzama, sürme. ♦ temâdî etmek uzamak, sürmek, devam etmek … Osmanli Türkçesİ sözlüğü

sürmek — sürmek, kovmak, sürgün etmek; devam etmek II, 7, 39, 51, 90,177; III, 217bkz: sar ılmak, sarmak, sermek … Divan-i Luqat-i it-Türk Dizini

BEYİN — t. Kafatasının en büyük kısmını kaplayan, kalınca ve dayanıklı üç zarla örtülmüş olan bir sinir merkezidir. Yumuşak ve beyazımsı bir kitle olan beyin, duygu ve bilgi merkezidir. Ak ve boz maddeden yapılmıştır ve iki yarım küre olarak… … Yeni Lügat Türkçe Sözlük

Источник

Оцените статью
( Пока оценок нет )
Поделиться с друзьями
Uchenik.top - научные работы и подготовка
0 0 голоса
Article Rating
Подписаться
Уведомить о
guest
0 Комментарий
Старые
Новые Популярные
Межтекстовые Отзывы
Посмотреть все комментарии